Türk Atasözlerinde Toplumsal Cinsiyet: İdealize Edilen Kadın Kimliği Üzerinden Erkekliği Okumak
Şu kitabın bölümü: Kaplan, H. (ed.) 2025. Türkoloji Araştırmaları.

Nebile Eroğul
Milli Eğitim Bakanlığı

Özet

Türk atasözleri, toplumsal cinsiyet rollerini pekiştiren ve ataerkil normları sürdüren dilsel bir yapı sergilemektedir. Bu araştırmada, atasözlerinde idealize edilen kadınlık ve erkeklik temsilleri incelenerek kadın ve erkek arasındaki toplumsal cinsiyet ilişkileri ele alınmaktadır. Atasözleri, kadınlığı fedakârlık, itaat, namus, annelik ve ev içi rollerle tanımlarken, kadınları belirli kalıplara hapsetmektedir. Kadın, edilgen, nazlı ve aile büyüklerinin yönlendirmesine muhtaç bir kimlik olarak idealize edilmektedir. Erkeklik ise güç, cesaret, otorite ve namusun korunmasıyla ilişkilendirilerek ataerkil düzenin sürdürücüsü olarak inşa edilmektedir. Atasözleri, erkekliği toplumsal yapının lideri olarak tanımlarken kadını daha çok destekleyici bir konuma yerleştirmektedir. Örneğin “Baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk” atasözü, kadının ekonomik bağımsızlığını yok sayarak onun babaya ve kocaya bağımlı bir yaşam sürmesini doğal bir düzen olarak sunmaktadır. Benzer şekilde, erkeğinin başarısını destekleyen bir kimlik olarak konumlandırılan kadın, toplumsal hayatta arka planda yer almaktadır. Bu durum, toplumsal normların sürdürülebilirliğine katkı sağlarken kadınların özgürleşme süreçlerini sınırlamaktadır. Günümüz toplumunda, atasözleri ve kalıp yargılar hâlâ güçlü bir etkiye sahiptir. Kadınlar özgürlük ve eşitlik mücadelesi verirken, ataerkil ideoloji toplumsal yapıda belirleyici olmaya devam etmektedir. Kadınlık annelikle, erkek çocuk doğurmakla, kanaatkârlıkla ve ev içi sorumluluklarla tanımlanırken, erkeklik liderlik ve otoriteyi içeren bir statü olarak sunulmaktadır. Bu söylemler, toplumsal cinsiyet eşitliğini engelleyen unsurlar olarak varlığını sürdürmektedir. Dil, toplumsal değerleri inşa eden ve aktaran en önemli araçlardan biridir. Atasözleri gibi söylemler aracılığıyla toplumsal cinsiyet rolleri nesilden nesile aktarılmakta ve eşitsizlik pekiştirilmektedir. Bu nedenle, toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmak için dilin eleştirel bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Atasözlerinin sorgulanması ve dönüştürülmesi, kadın ve erkek kimlikleri arasındaki eşitsizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik önemli bir adımdır. Alternatif söylemler geliştirmek, bilinçli bir dönüşüm yaratmak açısından elzemdir. Toplumsal cinsiyet eşitliği doğrultusunda, dildeki kalıpların değiştirilmesi ve yeni anlamlar inşa edilmesi, kadınların ve erkeklerin eşit haklar ve fırsatlar içinde yaşayabileceği bir toplumsal düzenin oluşturulmasına katkı sağlayacaktır.

Kaynakça Gösterimi

Eroğul, N. (2025). Türk Atasözlerinde Toplumsal Cinsiyet: İdealize Edilen Kadın Kimliği Üzerinden Erkekliği Okumak. In: Kaplan, H. (ed.), Türkoloji Araştırmaları. Özgür Yayınları. DOI: https://doi.org/10.58830/ozgur.pub697.c2964

Lisans

Yayın Tarihi

24 March 2025

DOI

Kategoriler